Angelina Jolie Türkiye'de. FOTOĞRAFLAR VE VİDEO

2012-09-14 11:52:00
Angelina Jolie Türkiyede. FOTOĞRAFLAR VE VİDEO |  görsel 1

    BM Mülteciler Yüksek Komiserliği Özel Temsilcisi olan ünlü aktrist Angelina Jolie, Suriyeli mülteciler için Türkiye'de... BM Mülteciler Yüksek Komiserliği Özel Temsilcisi olan ünlü aktrist Angelina Jolie, Gaziantep'e geldi. Özel uçağıyla Gaziantep'e inen Jolie için, iki ayrı konvoy oluşturuldu. Jolie, aprona giren BM logolu cipe binerek korumaları eşliğinde havaalanından ayrılarak Kilis'e doğru yola çıktı. Jolie ve BM Mülteciler Yüksek Komiseri Antonio Guterres, Gaziantep Sazgın Havalimanı'na indikten sonra geniş güvenlik önlemleri altında karayoluyla Kilis'e geçti. Konteynır kentte güvenlik yolundan alınan Jolie ve bereberindekiler Kilis Valisi Süleyman Tapsız ve beraberindekiler tarafından karşılanan Jolie ve Guterres'in, konteynır kentte bir brifing aldıktan sonra Suriyeli mülteciler ile bir araya gelecek. BM heyetinin kampa gelişinden önce yoğun güvenlik önlemleri alındı. Türkiye'den önce Ürdün ve Lübnan'daki kampları da ziyaret eden heyetin Kilis'teki temasları için çok sayıda yerli ve yabancı gazeteci konteynır kentin girişinde beklerken, polis konteynır içinde ve dışında geniş güvenlik önlemleri aldı. KİLİS'TEN AYRILDI 2 bin 225 konkeynırın bulunduğu içerisinde iki ilköğretim okulu, 1 lise bir kreş, iki camı ve sosyal donatıların bulunduğu konteynır kente konvoy halinde gelen Angelina Jolie’yı taşılan 3 tane BM aracının içerisinde dublör olduğu gözlendi. Yaklaşık 12 bin 500 kişinin kaldığı Öncüpınar'daki konteyner kente gelişinde Kilis Valisi Süleyman Tapsız ve Dışişleri Bakanlığı Temsilcisi Suphi Atan ve diğer yetkililerince karşılanan Jolie ve BM Mülteciler Yüksek Komiseri Antonio Guterres, k... Devamı

Öğretmen adaylarını üzecek haber!

2012-09-14 11:49:00
Öğretmen adaylarını üzecek haber! |  görsel 1

Öğretmen adaylarını üzecek haber! 2012'de 57 bin öğretmenin alındığını belirten Bakan Ömer Dinçer, artık öğretmen alımlarının zorlaşacağını söyledi. Dinçer, yeni sistem hakkında bilgi verdi. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, öğretmen alımlarının öğretmen alımları için "Alan Sınavı" yapacaklarını ve bundan sonra öğretmen alımlarının daha da zorlaşacağını söyledi. Dinçer katıldığı bir etkinlikte öğretmen alımlarıyla ilgili çarpıcı açıklamalar yaptı. ÖĞRETMEN ALIMLARI ALAN SINAVI İLE YAPILACAK Bundan sonra öğretmen alımlarının yılda bir kez ve Ağustos ayında yapılacağını hatırlatan Bakan Ömer Dinçer, 2012'de 57 bin öğretmenin alındığını hatırlatarak ''Hükümet olarak elimizden geleni yapıyoruz. Kim daha başarılıysa onu alacak bir sistem kurguluyoruz. Önümüzdeki yıl alan sınavı da yapacağız. Bundan sonra... ...Kaynak : kaanil.blogcu.com Devamı

Sanata ve Sinemaya Dair Sözler

2012-09-14 11:45:00

Sanata ve Sinemaya Dair Sözler   * Yaşam şu önemli ilkeyi öğretir: Görünen, göründüğü gibi değildir. İnsanlar göründüğü gibi değildir. Gizli bir yapı özelliklerin arkasında saklanarak bekler. Ne söylerlerse söylesinler, nasıl davranırlarsa davransınlar, karakterleri derinlemesine öğrenmemizin tek yolu, onların baskı altında yaptıkları tercihleri bilmektir. (Robert McKee, Story: Senaryo Yazımının Özü, Yapısı, Tarzı ve İlkeleri, s. 87). * Pascal bir arkadaşına uzun ve yazımı da uzun süren bir mektup yazdı, daha sonra da daha kısa olanını yazmaya vakti olmadığını belirten kısa bir notla özür diledi. (Robert McKee, Story: Senaryo Yazımının Özü, Yapısı, Tarzı ve İlkeleri, s. 5). * Kısalık yeteneğin kardeşi sayılır. (A. P. Çehov). * Sanat nesnesi -herhangi bir başka ürün gibi- sanattan anlayabilen ve güzelliğin zevkini duyan bir çevre yaratır. Demek ki, üretim, yalnızca, özne için bir nesne yaratmakla yetinmez, aynı zamanda, nesne için bir özne de yaratır. (Karl Marx, Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı, s. 229).   * Fotoğraf realitenin yansıması değil, yansımanın realitesidir. (Bertolt Brecht). * Biçimcilere göre, sinemayı sanat yapan ve onu diğer sanatlardan ayıran kurgudur. (Giorgio Vincenti, Sinemanın Yüz Yılı, s. 31).   * Dış görünüş ile şeylerin özü, eğer doğrudan doğruya çakışsaydı, her türlü bilim gereksiz olurdu. (Karl Marx, Kapital, 3. Cilt, s. 718). * Sinema, hiç kuşkusuz, tüm sanatların en uluslararası olanıdır. (S. M. Eisenstein, Film Duyumu, s. 17).     * Gerçek bir sanatsal düşünce, sanatçı için her zaman acı demektir, hayati tehlike demektir. (Andrey Tarkovski, Mühürlenmiş Zaman, 198)... Devamı

SADAKAT...

2012-09-03 12:17:00

bakışlarında bulduğum yokluk beni rahatsız etmeye devam ediyor. şaşkınlığımı ne kadar gizlemeye çalışsamda biliyorum ki boş. zaman dünden bugüne neler değiştirdi farkında bile değilim. birbirine tutkun iki aşık gibi olan hayat ve ölüm, bana kendi penceresinden bakmaya devam ediyor. rahatsızlığını dile getirmeye çalışan hasta ve doktor gibiyim. dermanı olmadığını bildiğim halde umudumu yitirmeden bekliyorum.  ne zannettiniz!!! sizce ben aşık mıyım... ya da yazdıklarım birine olan duygularımın esiri mi???? asla ve asla anlayamayacak sınız!! kaderin kime ne verdiğini bilmeden ve hayatın ne anlama geldiğini kavramadan bizler ne işe yaradığımızı asla bilemeyeceğiz. elbette bir görevimiz, bir geliş amacımız var. çok azı bu şifreyi çözmüşken hala tembellik etmeyi sürdürüyoruz. kurtulalım dedikçe batmaya devam ediyoruz.  kime ne ki... ülkemde her gün büyük kavgalar yaşanırken, her sabah bir şehadetle karşılaşırken bundan kime ne değil mi??? birilerinin yıkılan ocakları ve dökülen gözyaşlarından kime ne değil mi??? sadece kendi yaşantımızı düşünüyoruz ve bizi etrafımızdaki hiçbir şey ilgilendirmiyor.  ben söylüyorum ama siz de diyceksiniz sen ne yaptın.. evet ben de sizler gibiyim. birşey yapamıyorum. elimiz kolumuz bağlı durmaya devam ediyoruz. benim elimde fırsat yok ama ben elinde değiştirmeye gücü olanlara sesleniyorum. niçin hala bekliyor sunuz.  işte böyle dostlar... bizler bu zor anları yaşamaya devam edeceğiz gibi görünüyor. inşallah bütün bu olanlar mazide kalacak ve bir daha kötü sabahlara uyanmayacağız. Devamı

eller cebe...

2012-09-03 12:00:00
eller cebe... |  görsel 1

  Üniversiteye giremeyene her ay 225 TL’ye kadar ceza 2012-09-03 11:48:00   Üniversiteye kayıt yaptıramayanlar, eller cebe..     Hürriyet ekonomi yazarı Şükrü Kızılot, üniversite kazanamayan ve 18 yaşını geçen gençleri bekleyen “genel sağlık sigortası primi” ödemesine dikkat çekti. Üniversiteye giremeyene her ay 225 TL’ye kadar ceza Üniversiteye kayıt yaptıramayanlar, eller cebe.. Her ay en az 37,62 TL, en fazla da 225,72 TL prim ödeyeceksiniz! Paranız yoksa, ailenizden alıp ödeyeceksiniz. Ama mutlaka ödeyeceksiniz. Artık sizin için yeni bir dönem başlıyor, Olay ciddi.. OLAY NE? Üniversitede okuyanlar, anne ve babaları üzerinden sağlık hizmeti alabiliyorlar. 18 yaşını doldurmuş olup üniversiteye giremeyenler ise, anne ve babaları üzerinden sağlık hizmeti alamıyorlar. Bu durumda, ceza olarak 225 TL’ye kadar prim ödüyorlar. Primin tutarına gelince, aile içindeki gelirin kişi başına aylık tutarı: - Asgari ücretin üçte biri (313,50 TL) ile asgari ücret (940,50 TL) arasında ise 37,62 TL; - Asgari ücret ile asgari ücretin iki katı (1.881TL) arasında ise 112,86 TL; - Asgari ücretin iki katından fazla ise 225,72 TL; “genel sağlık sigortası primi” ödenecek. KIZLARA AYRICALIK   1 Ekim 2008 tarihi itibariyle, ana veya babasının, “bakmakla yükümlü olduğu kişi” olarak sağlık hizmeti alan kız çocukları; 1- Çalışmaya başlamadıkları, 2- Evlenmedikleri,sürece, üniversiteye giremeseler dahi anne ve babaları üzerinden sağlık hizmeti almaya devam edecekler. Kız çocukları; - Çalışmaya başladıklarında, kendi sigortalılıkları üzerinden, - Evlenip de çalışmayanlar, eşl... Devamı

Dünyayı gezdiler, evlerinin önünde tren çarptı

2012-09-01 19:46:00
Dünyayı gezdiler, evlerinin önünde tren çarptı |  görsel 1

  Dünyayı gezdiler, evlerinin önünde tren çarptı 2012-09-01 15:08:00   İsviçreli bir çift, beş yıl boyunca dünyayı gezdi. Evlerine döndükten iki gün sonra ise, evin önünden geçen tren çifte çarptı.     Kaderin böylesi! İsviçreli çift Daniela Weiss ve sevgilisi Daniel Oelter, beş yıl boyunca dünyayı gezdi. İkisi de 38 yaşında olan çift Asya, Orta Doğu ve Güney Amerika'da gezmedik yer bırakmadı, tehlikeli yollardan geçtiler, maceralara atıldılar. İsviçre'nin Granichen şehrindeki evlerine döndükten yalnızca iki gün sonra ise evlerinin sadece metreler uzağında, tren kazasında hayata gözlerini yumdular. Daniel, olay yerinde hayatını kaybederken, Daniela hemen hastaneye götürüldü, ancak kurtarılamadı. "RAYLARDA SARILDILAR" Daniela'nın 70 yaşındaki annesi Margrit Weiss, "Tehlikeli yerlere gittiklerini ve maceraya atıldıklarını biliyordum. Onlar için her gün endişe ettim. Tam buraya döndüklerinde ve ben endişelenmeyi bıraktığımda ise bu kaza oldu. Hem de kapının önünde..." diyerek isyan etti. Bir görgü tanığı, kazadan hemen önce çiftin tartıştığını, tren onlara çarptığında ise rayların üzerinde birbirlerine sarılmaya çalıştıklarını gördüğünü iddia etti. ... Devamı

NE GÜNLERE KALDIK...

2012-08-31 23:20:00

  PKK İLE GÖRÜŞME FİYASKOSU… Türkiye’yi yönetenlerin 1986 yılından bu yana PKK ile direkt ya da endirekt olarak Abdullah Öcal ve temsilcileri ile görüştükleri söyleniyor... Bu görüşmeleri savunanlar, “PKK’ya sözde silah bıraktıracak stratejik taktiksel görüşmeler” olarak yorumluyorlar. PKK ile bu görüşmeler hakkında en ince ayrıntısına kadar sayfalarca kitaplar yazıldı ve yazılar çıktı... Türkiye Cumhuriyeti tarihini iyi incelerseniz, başkaldıranlarla oturulup, konuşulmamış, başkaldırıyı yapanların başı ve gövdesi “tarumar” edilmiştir. Türkiye, tarihi kökleri çok güçlü olan bir devlet geleneğine sahiptir. Devletin içinde zaman zaman oluşan çeteler, devletin tarihten gelen köklü geleneklerini yıkıp erke gelemediler... Türkiye Cumhuriyeti gibi Ulusal Kurtuluş Savaşı’nda İngiltere, Fransa, İtalya ve Yunanistan gibi istilacı güçleri dize getirmiş kaç devlet vardır? Böyle bir devleti yönetenlerin, terör örgütü PKK’yı etkisizleştirmek için her yolu deneme atraksiyonlarına yatmalarını kim, nasıl açıklayacaktır? RTE’nin; “PKK ile ben görüşmem! Devlet görüşür!” mantığı ile devlet bu görüşmelere yatarsa, işin en tehlikeli tarafı, RTE iktidarı, terör örgütünü stratejik olarak etkisizleştirmeye yönelik yöntemlerin, “bir hesap sorma, bir ihanet, bir vatan satma” suçlamalarının ortasında kalacaktır... Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin karşısında bir devlet ve bu devleti yöneten bir iktidar bulunmuyor. Devleti yönetenler PKK’nın adını koymuşlar… PKK bir terör örgütüdür. Böyle bir ör... Devamı

Muhteşem Olmuş.

2012-08-31 10:59:00
Muhteşem Olmuş. |  görsel 1

...Kaynak : freshpictures.blogcu.com Devamı

ALAY...

2012-08-31 10:51:00

insanlar hayatı alaya almaya başladıkları günden beri dünyanın mevcut hali değişti. düşünsenize etrafınıza bakıyorsunuz ve gördüğünüz tek şey sessiz kalabalıklar. peki bu kalabalık ne iş yapıyor. niçin her gün aynı monotonluk devam ediyor. bilmiyoruz, sorgulamıyoruz ve sürü psikolojisini sürdürmeye devam ediyoruz. bizler davranışlarımızda değişikliğe gitmedikçe ve dünya da bizden başkalarının da olduğu bilincine varmadıkça bu düzenin değişeceği yok. Devamı

SON BİR ADIM...

2012-08-31 10:51:00

zamansız koşuşturmalarla yaşlanmayı yeğleyen insanlar şimdi bütün hiçlikleriyle birkez daha adım atıyorlar. bazıları hayata lanet okurken bazıları deniz kenarında lanet kusan  edebi eserleri okuyor. kimileri düz yolda yürümeyi bile beceremezken kimisi havada uçuyor. vazgeçenler ya boynuna bir parmak kalınlığındaki ölümü geçiriyor ya da 15. kattan atlamayı düşünüyor. ve ben bir kez daha bakıyorum dünyaya. silinip gidenler ve arkasında binlerce silinenler. birileri tutunurken yüzlercesi düşen  dünyada şimdi sıra kimde veya kimlerde. Devamı

KADER

2012-08-31 10:50:00

  KADER   kader karşımıza çıkardıklarını yinelemiyor. hepimizin amaçları ortak. rahat ve sıkıntısız bir hayat sürmek. dün ve bugünümüz arasındaki uçurum her geçen gün daha da artıyor. ve bizler böyleliği daima sürdürüyoruz... Devamı

BERRAK...

2012-08-31 10:50:00

  BERRAK   Bugün zaman çok hızlı geçti dediğimiz günler olur. aslında zaman her ne ise öyle akmaktadır.fakat hızlı dediğimiz gün uğraşlarımız olmuştur. zamanımızın çoğu dolu geçmiştir ve biz o günü diğerlerinden ayırırız. farkı biliriz ama görmezden geliriz çünkü tembellik içimize suyun berraklığı misali işlemiştir. şimdilerde sadece bugünümü dünümden ayırmaya çalışıyorum. belki benimki de alışılmışın ötesinde bir tembellik ama yinede bugün dünden faklı olmanın mutluluğunu yaşıyorum. başımı yastığa koymadan hesaba çekiyorum. uyumadan dünyaya her akşam olduğu gibi gözlerimi kapamadan yineliyorum bu hesabı. VE SONRASI BERRAK BİR UYKU... Devamı

GÜL...

2012-08-31 10:50:00

  GÜL   her geçen günün ardından, her acının, arkası yarınların ve doyumsuz sıkıntıların inadına gül. boşvermişliğin hesabına, katıksız yemeklerin kahrına ve bir tutam mutluluğun hatrına sadece gül. kaybolan şarkıları, silinen anıları ve acımasız yarınları bir kez bir kez daha unut ve sadece gül. Devamı

SABAH...

2012-08-31 10:49:00

  SABAH...   SABAHLAR YİNE HER ZAMANKİ GİBİ AYDINLIK VE PARLAK. GÜN BÜTÜN DÜNYADA AYNI HEYECANLA BAŞLIYOR. SABAH EZANIYLA  BAŞLAYAN SES,  ARABA MOTORLARININ BOĞUK SESLERİYLE DEVAM EDİYOR. DAHA İLK ANDAN İTİBAREN BİR İKİ DERKEN YİNE SESSİZ YIĞINLAR MEYDANLARDA BULUŞMAYA BAŞLIYOR. HAYAT AKŞAM KAPANAN GÖZLERİ YENİDEN CANLANDIRIYOR. VE BÜTÜN OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN HAYAT OLDUĞU GİBİ HER GÜNÜN SABAHINDA YAŞANDIĞI GİBİ DEVAM EDİYOR.. Devamı

GELECEK...

2012-08-31 10:49:00

  GELECEK   ESKİDEN GELECEKLE İLGİLİ KAYGILARIMIZI BİZLER YERİNE AİLEMİZ DÜŞÜNÜR VE BİZLER SADECE HERŞEYİ OYUN OYNAMAYA YEĞLERDİK.BÜYÜMEK SORUMLULUKLARIN HEM BAŞLAMASI HEMDE ARTMASI DEMEKMİŞ AMA BUNU ÇOK GEÇ ANLIYORUZ. HAYATIMIZI ŞEKİLLENDİRMEYE BAŞLADIĞIMIZ ANDAN İTİBAREN BİLİNCİNDE OLMADAN YAPTIĞIMIZ HATALAR AYAKLARIMIZA BİR TAŞ MİSALİ BAĞLANIYOR. GÜNLER AYLARI AYLAR YILLARI KOVALIYOR VE YAŞLANDIĞIMIZDA GERİYE KALAN DÜNYAYA BAKIYORUZ. SONRA DÜŞÜNÜYORUZ. HANGİ DÜNYA???? BİZİM OLAN BİR DÜNYA VAR MI???  Devamı

ZORLUKLAR SESSİZLİĞİNİ KORUMAYA DEVAM EDİYOR...

2012-08-31 10:48:00

Bazen kayıplarımız basma kalıp sözlerin ötesinde aramıza girer ve dünya gün ağarmadan bizi uyarır. Geçen her günün dünü, bizi bir öncekini özlemeye iter ve kalp gün geçtikçe yorgunluğunu atamaz hale gelir. Çiçekler rengarenk açmışken biz solmaya başladığımızı hissederiz. Rüzgar esintisini değiştirmeye başladığında içimizde kopan fırtınalar alevlenir. Yokluk diye bağıran kalabalıklar çoğaldıkça çoğalır. Kaba tabirlerin yerini alan kırmalı türkçemiz anlaşmaları zor hale getirir.  Zor günler zorluklarını arttırmaya camilerde ezan sesleri susturulmaya çalışılır. Karanlık çöken köhne duvarlar kendini ben merkezlilikle dünyaya haykırır. Suçu yoktur duvarların. Tek suçu yanlız bırakanlar ve bırakılmak zorunda olan kendisidir. Süslü camların ardına saklanan, elinde politik kamçıları olan mağara adamları bir efsane sayılır. Ateş her zamankinden daha çok yakmaya başlar. Ve sıra bana geldi. Evet ben ruhu çürütülmeye çalışılan, ağzına kelepçe takılan ben. ve avazını açtığında yeşil budaklı, kürlü ve kökleri sadece yeryüzüne uzanan kendini bilmezlerin susturuşlu bakışları. Olmuyor değil mi??? Cümleler kopmuş kelimeler karışmış ve vadi her zamanki sessizliğinde!!!!!!!!!!... Devamı

HAYAT OLSA GEREK...

2012-08-31 10:47:00

  bunun adı '' HAYAT OLSA GEREK''   400 sığır önde giden ben... o aralar yanlış olmasın 10- 11 yaşlarındayım. acemilikten sadece bağırıp çağırıyor ve arada masum, tabiri caizse ağzı dili olmayan sığırlara deynekle vuruyorum. dünyayı anlamaya yeni başlayan gözlerim görmesi gerekenleri görmez, aklımın yetmesi gerekenlere aklım yetmez olmuş. kafam neye mi çalışıyor. evet merak ediyordum. bu ot ne, şu nasıl büyümüş, bu nasıl taş öğrenmeye çalışıyordum. ama bir yere kadar. aslında yaşamda öyle değil mi??? her şey bir yere kadar sonrası SON... gezmeyi çok seven küçük kalbim arada teklese de babamın bütün sözlerini hem yüreğime hem beynime yazan ben bugün neler olduğunu anlamakta zorluk çekiyor. geçmişi özlemekten, anmaktan vazgeçmek istiyorum ama yapamıyorum. hem ordan besleniyor hem de onlarla geleceğimi çiziyorum. büyümem de en büyük amacım olan geçmiş, şimdilerde de en büyük yardımcım halini aldı. kuruyorum, tekrar yeşeriyorum. bittim dediğim anda tekrar dönüyorum. sevmek, yemek, sorumluluk almak ve daha neler neler '' den ibaret olan hayatı baştan ve baştan her an tekrar yaşıyorum. bunun adı ''HAYAT OLSA GEREK...!''... Devamı

YOK BEA MODERNİK...

2012-08-31 10:47:00

  yok bea modernik....   bütün dünyayı bir modernizm türküsüdür almış gidiyor. sorsanız kimse bilmez modernizmin ne olduğunu... ama iş modern olmaya gelince maşallah herkes modern. zaten biz insanlar bilmediklerimizi söylemeyi, yapmayı bildiklerimizden daha iyi biliriz. kusur değildir bu ama bencillikte üstümüze yoktur.  zaman hızla akıp gidiyor. buna bağlı olarak insanlar ve ideolojiler değişiyor. diyor ya büyük yazar değişmeyen tek şey değişimin ta kendisidir. işte biz bunu kabullenemiyoruz. zor anları kolaylaştıran afallamış kafalar bugün ardı sıra sıralanan teknolojik nimetleri gözlerimizin içine içine sokuyorlar. apışıp kalan insanoğlu alışılmadık da olsa eskimiş kabul ettikleri yeni alışkanlıklarını değiştirmeyi niteliyorlar. öyle ya dünyada rahatlık batar olmuş!!!!!! Devamı

MAYHOŞ SATIRLAR...

2012-08-31 10:46:00

  MAYHOŞ SATIRLAR....   köhnelerdeyim şu aralar. arkamda bıraktıklarım beni özler mi bilinmez ama yokluğumun farkedilir olması, önemsenmek beni çok ilgilendirir. kayıp giden sonsuzlukta alev topu gibi yanan yıldızlara bakıyorum. hissettiklerim gökyüzüne yansır mı bilmem ama güneş bana kızacağa benziyor. kıskanır mı bilinmez fakat yakıcı ışığı ayrılık getirecek gibi ve gülüşü kırmızı güllerden derlenen buket misali. ben ve diğerleri gibi düşünenlerden olmak aslında baştan yalnızlığı kabullenmek gibi. Ve sur dibinde bekleyen çürümüş ağaç köklerinin yalvarması.. durmak ya da devam etmek.. ya da alışkanlıklarını sürdürmek. kanun, nizam, uydu vs. vs. küskün ama biraz narin fısıltıların anlattıklarına benzeyen nahoş tarlalar ve bir o kadar yangın çekirdek tarlası.. aslında anlatılan sadece karmaşık duygular ve ötesi. derler ya anlayana saz anlamayana davul zurna az. tam da cuk diye oturan bu lafın manası ben de ve ben gibiler de. masal gibi kıvrım kıvrım dilimden dökülenler ve bir o kadar acıklı. sadece bekleyen ve beklenen değil aslında özlem duyulanı anlatmak isteyen kalbim biraz yorgun ve aynı zamanda beynim gibi karmaşık. müsaade edercesine silinen hatıralar yenisine yer açmakta zorlanan aklım.. bembeyaz karlarla örtülü yüreğim daha ne kadar sürdürebilir dünya nimetlerine olan uykusuzluğunu... acı ve acı arkası boş ama dayalı duvarlar. kürünmüş damlar ve altına akan binlerce damla su.. toprağın kaybettiğini yine kaybına yollayan adalet... hepsi bir düzen ve sınırsız karmaşa... bugün anlamaya çalışanların aslında yanlış yolda olduklarını ispatlarcasına yağan yağmur...... Devamı

YAŞAMA DAİR...

2012-08-31 10:46:00

  BENİM MASALIM...   masal gibi geçen 22 yıl ve ardımda bıraktığım onca hatıra... kimileri ne anmaktan ne de anılmaktan hoşlanmasa da ben sadece yaşamayı yeğleyenlerdenim. kusurlu bakışları bir kenara bıraktım ve sadece rüzgarın estiği yöne doğru çevirdim yüzümü.. nedensiz olsam da bir amacım vardı. kaçamazdım, korunamazdım; çünkü bu benim kaderimdi. olması gerekenler olması gerektiği an oluverip görevlerini tamamlayarak bir sonrakilere yer açar oldu. maden işçileri gibi kararmaya başlayan yüzlerimiz dinamitin patlamasıyla korkutan çığlıklara karışıp, bizler gibi pare pare dökülmeye başladı. geçmiş diyoruz ya hakikaten geçmiş gitmiş. bizler ne olduğunu anlamadan hatta önümüzde kini dahi anlamakta zorlanan bizler bir bakmışız ki kaybolmaya başlamışız. kim olduğumuz o kadar açık ki. neden birileri kendilerini gökyüzünde görüyor bilmiyorum. hepi  topu ne ki!!! alt tarafı iki göz iki kaş bir burun vs. vs. öyle ya başta masal dedik. demek ki bizim masalımız bu... ya da benim masalım mı demeli.. evet evet bu sadece benim masalım... Devamı