ÖZ ELEŞTİRİM...

2013-06-10 00:30:00

                Farklılıkların dünyayı değiştimenin olanaklı hale geldiği bir dönemde ortaya çıkması ve kaçınılmaz sonun yaklaşması ne gariptir. Düşüncelerimde bulduğum hüznün içten içe mavi bir deniz misali köpürdüğünü görmek acı bir tebessüm olsa gerek.

                Gözlerime inen perdenin rüzgarla savrulan ucundan gördüğüm kadar  olan hayat, belki anlaşılmazın içinde kaybolan bedbaht fikirler, belki de hiçlikte boğulan uçsuz bucaksız çöl gibiyim. Zatıalinin kurumuş bir yaprak gibi savrulan bedenine dokunamadan kaybolan su damlası misali, ininden çıkan kurt gibiyim.

               Serzenişim biçare gönlümden dökülen üç beş nağmeden ibaret olsa da dönen çarkın dişlileri gibi çarpışan ve alev alev yanan kor gibiyim. Gibiyim fakat aslında ne olduğumunda farkında değilim.

              İnsan önce kendini bilmeli , tanımalı ve anlamalı. Kendisinden  bir şey almayan insan başkasına ne verebilir ki. karmaşık duygular içinde olabilirim. sözlerim anlaşılmaz ya da kavranmaz olabilir. açlıktan susayan insan gibi de olabilirim. hem aç hem de susuz  kalabilirim.

            Bugünün yarının ya da bir başka günün bi anlam ve önemi yok sanırım. Rutinleşen yaşamların sıkıcı gemiciklerinden bir tanesine atladım ve seyir halindeyim.

              Bu benim  kendime ait ve benim anladığım dilden olan zikzaklı bir öz eleştiriydi. İnsan her gece bunu tekrarlamakta zorlanmasa gerek.

 

30
0
0
Yorum Yaz